Solunum Sistemi Koruyucu Donanımları


Yayımlanma tarihi: 18 Eylül, 2018 - Salı - 03:52


Solunum Koruyucu Donanımlar

Risk yönetimi hiyerarşisi izlenmesine rağmen çalışma ortamında kimyasal ya da partikül olarak toz, gaz, buhar, sprey bulunması ve/veya havadaki oksijen oranının %19.5’in altına düşmesi durumunda çalışan tarafından solunum koruyucu kullanılmalıdır.
Solunumla ilgili cihazlar iki temel gruba ayrılır:
• Ortam atmosferine bağımlı olarak nitelendirilen filtreleme cihazları
• Ortam atmosferinden bağımsız olarak nitelendirilen solunum aparatları

Ortam Atmosferine Bağımlı Olarak Nitelendirilen Filtreleme Cihazları

Mevcut havayı soluma prensibine göre tasarlanmışlardır. Bunun yanı sıra destekli ve desteksiz sistemler olarak da ikiye ayrılmaktadırlar. Buna göre;

• Desteksiz Sistemler; tam yüz maskesi, yarım maske ve çeyrek maske veya ağızlık tertibatı ile birlikte kullanılacak filtreler, filtre yüz koruyucu parçalar ve kendi kendini kurtarma cihazı olmak üzere üç temel alt grupta toplanır.
Bu gruplama yüz koruma sistemlerinin çeşidine göre yapılmıştır. Tam yüz maskesi, yüzün tamamını korurken yarım yüz maskesi ve çeyrek yüz maskesi veya ağızlık tertibatı ile birlikte kullanılacak filtreler yüzün solunumla ilgili kısımlarını korumaktadır. Özellikle yangından korunma sırasında kullanılması gerekli görülen kendi kendini kurtarma cihazı ise başlık içermektedir.
• Destekli Sistemler; Bir kask veya başlık içeren hava üflemeli filtre cihazı, tam yüz maskesi, yarım yüz maskesi veya çeyrek yüz maskesi içeren hava destekli filtre cihazlar destekli sistemler kapsamına girmektedir. Burada ortam atmosferindeki oksijen yetersizliği söz konusu olmasa da kirleticilerin yoğunluğundan dolayı temiz hava besleme desteği gerektirmesinden kaynaklanan bir durum söz konudur.

Destekli ve desteksiz filtreleme cihaz sistemleri çalışanın sadece solunum bölgesindeki bilinen kirleticilerin sınırlı yoğunluk aralıkları için koruma sağlayabilir. Bu solunum koruyucuların içerdikleri filtreler parçacıklara, gaz/buharlara veya her ikisine karşı korumaya yönelik olabilmektedir. Dikkat edilmesi gereken bir husus ise bu tür solunum koruyucular oksijenin yetersiz olduğu durumlara karşı koruma sağlamamaktadır.

Ortam Atmosferinden Bağımsız Olarak Nitelendirilen Solunum Aparatları

Bu tür solunum koruyucular ise ortam havası yerine çalışana temiz hava takviyesinin esas olduğu sistemlerdir. Yüz koruyucu parça ve solunabilir gaz sisteminden oluşur. Bu sistemler ‘Kapalı Devre Solunum Cihazları’ olarak da sınıflandırılabilir. Kapalı devre solunum cihazları 6 temel gruba ayrılmaktadır.

• Tahlisiye Cihazı: Genellikle yer altı madenlerinde ve itfaiye kuruluşları kurtarma ekipleri tarafından kullanılan bu cihazlar; basınçlı oksijen tüpü, solunum torbası, solunum hortumları, kirlenen havayı, (karbondioksiti) temizleyen (absorbe eden) filtresi, hava giriş ve çıkışı ayarlayan regülatörü, soğutucu ve tam yüz maskesinden oluşmaktadır. Cihazın çalışma prensibi ise verilen nefesin ilk önce filtreden (alkali kabinden) geçerken içindeki buharı ve karbondioksiti absorbe etmesi, sonra nefesin torbaya geçerken eksilen oksijenin tüpten tamamlanması ve daha sonra soğutucudan geçerek maskeye girmesi olarak özetlenebilmektedir. Böylece atmosfer havası ile ilişki kurmadan çalışanın nefes alması sağlanmaktadır. Kullanım süresi solunum kapasitesine göre değişmekle birlikte tüp bitene kadar yaklaşık 4
saatlik süreyle kullanılabilmektedir.

Kimyasal Reaksiyonlu (Oksijen Üreten) Cihaz: Zehirli gazların bulunduğu veya atmosferdeki oksijen oranının %19.5 in altında olduğu durumlarda kullanılır. Cihazın çalışma prensibi verilen nefesteki karbondioksit ve buharı absorbe eden ve maskeye kimyasal reaksiyon sonucu oluşan oksijen veren kanisterden geçen temiz havanın solunum torbasında soğuduktan sonra maskeye girmesi olarak özetlenebilir. Özellikle kömür madenlerinde patlama, yangın ve çökme sonunda havasız kalan çalışanların kurtulmalarında kritik bir rol oynar. Fakat kullanım süresi tahlisiye cihazına oranla oldukça düşüktür. (yarım saat).

Basınçlı Oksijen Tüplü Cihaz: Kimyasal reaksiyonlu (oksijen üreten) cihazın kullanım alanı ile aynı kullanım alanına sahiptir; oksijenin bulunmadığı zararlı, zehirli gaz ve buharın bulunduğu ortamda yarım saat süre ile kullanılabilir. Cihaz
düzeneği bir basınçlı oksijen tüpü, oksijen akımının ayarlanmasını sağlayan bir regülatör ve ucunda esnek hortum bulunan tam yüz maskesinden oluşur.

• Basınçlı Temiz Hava Tüplü Cihaz: Cihaz, esnek hortum, hava akımı sağlayan regülatör ve tam yüz maskesinden oluşur. Regülatörü, değişik şahısların ciğer yapısına göre nefes almada ihtiyaç göstereceği kadar temiz havayı verebilecek şekilde kendiliğinden ayarlıdır. Nefes vermede, oksijen veya hava akımı kesilerek, tüpün daha uzun süre kullanılması sağlanmaktadır. Petrol buharlarına karşı patlama riski olan atmosferde ve kullanılan oksijenin, tehlikeyi artırabileceği yerlerde kullanılmaktadır. En az 30 dakika süre ile kullanılır.

Basınçlı Hava Sistemine Bağlı Hortumlu Maske: Genellikle, atmosferin kirli olduğu veya oksijen yetersizliği bulunan yerlerde (özellikle, tankerlerde, silolarda, kanalizasyon ve lağımlarda, gemi ambarlarında) kullanılır. Kompresörden filtre edilmiş basınçlı temiz hava, dayanıklı ve esnek hortumla çalışanın maskesine gelir. Bu cihazlarda herhangi bir iş kazasında çalışanı kurtarmak üzere bir de güvenlik kayışı bulunmaktadır.

• Hava Vericisiz Hortumlu Maske: Bu tür hortumlu maskeler, özel amaçlar için kullanılmaktadır. Zararlı ve zehirli ortamda, temiz havayı, en çok 7,5 metre uzaklıktan sağlayabilecek uzunlukta esnek hortum ile tam yüz maskesinden oluşmaktadır. Temiz hava normal solunum ile hortumun içerisinden maskeye girer.

Solunum Koruyucu Seçimi

Ortam atmosferine bağımlı olarak nitelendirilen filtreleme cihazlarının (destekli ve desteksiz sistemler) temel bileşenleri yüz koruyucu ve filtre sistemleridir. Yüz koruyucu aparatlar tam yüz maskesi ve yarım yüz maskesi olarak ikiye ayrılmaktadır. Filtre sistemleri ise aşağıda belirtildiği üzere parçacık ve gaz filtreleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadırlar.

Filtreler, seçime ve çalışanların denetlenmesine yardımcı olmak amacıyla renkli kodlanmıştır. Partikül filtreleri beyaz renklidir ve performans seviyelerine bağlı olarak mavi veya kırmızı (P2 veya P3 sırasıyla) yazılara sahiptir.

En genel kullanılan gaz filtresi ABEK filtredir. Gaz, buhar ve birleşik filtreleri, Avrupa standardında belirtilen performans renk kodlamasına uygun renkli bantlara sahiptir. TS EN 14387 standardına göre, koruma kademelerinde yer alan harflerin anlamları şöyledir:

İşyerinde tehlikeli kimyasallar ya da partiküllerle çalışanlar için gerekli solunum koruyucu ekipman seçiminin doğru yapılabilmesi gerekir. Gerekli solunum maskesi çeşidine karar verilmeden ilgili tanımların bilinmesi gerekir.

• Solunum bölgesi: Merkezi, kişinin kulaklarını birleştiren çizginin orta noktası olan 30 cm yarıçaplı kürenin, başın ön kısmında kalan yarısıdır.
• Nominal Koruma Faktörü (NPF): İşyeri ortamında bulunan tehlikeli maddenin miktarının (konsantrasyonunun), o maddenin mesleki maruziyet sınır değerine (MAK) bölünmesiyle elde edilen minimum koruma katsayısıdır.
• Maruziyet sınır değeri (TWA): Çeşitli kimyasal maddelerin ve partiküllerin işyeri havasında bulunmasına müsaade edilen azami konsantrasyonlarına denir.

En uygun solunum koruyucu maskenin seçiminde takip edilebilecek adımlar şu şekildedir:

Ortamda bulunan tehlikeli maddenin doğru tespit edilmesi: Ortamda bulunan kirleticilerin neler olduğu belirlenmelidir. Maddelerin fiziksel özelliklerinin toz, metal dumanı, gaz, buhar ya da hepsinin karışımı mı olup olmadığının belirlenmesi maske tipinin belirlenmesinde gereklidir. Örneğin, toz maskeleri gazlara, gaz maskeleri tozlara karşı koruma sağlamaz.

  • Tehlikeli maddenin çalışma ortamındaki konsantrasyonunun bilinmesi:

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, onuncu maddesine göre, işveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlamakla yükümlüdür. Buna göre ortamda bulunan kimyasalların konsantrasyonları, yapılacak olan ölçümler sonucu belirlenebilir.

• Tehlikeli maddeler ve bunların maruz kalma sınır değerinin (TWA) bilinmesi:

Kimyasalların ve partiküllerin TWA değerleri, kimyasallar için ‘Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te, partiküller için ise ‘Tozla Mücadele Yönetmeliği’nde belirtilmiştir.

Seçilen koruyucu maskenin hangi limitlerde koruma sağladığının doğru bilinmesi:
Yüze oturma testinden geçmiş bir kullanıcı tarafından doğru kullanıldığı takdirde, tabloda belirtildiği gibi, bir P1 solunum maskesi, havada uçuşan partiküllere olan maruziyeti, 4 faktörü ile; bir P2 ve kaynak solunum maskesi 12 faktörü ile ve P3, 50 faktörü ile azaltmalıdır.

Solunum Koruyuculara İlişkin Uyumlaştırılmış Ulusal Standartlar

Solunum Koruyucular kullanım alanı ve birden fazla gereksinimi karşılamak için oluşturulan ve kombinasyon açısından çok fazla çeşitlilik göstermektedir. Solunum Koruyucular için dikkate alınan uluslararası standartlar aşağıdaki gibidir:

Solunum Koruyucular kullanım alanı ve birden fazla gereksinimi karşılamak için oluşturulan ve kombinasyon açısından çok fazla çeşitlilik göstermektedir.

Solunum Koruyucu Seçiminde Çalışanın Fiziksel Özelliklerine Uygun Maske Seçimi
Yukarıda belirtilen teknik gerekliliklerin yanı sıra solunum koruyucu seçiminde çalışanın fiziksel durumu da dikkate alınması gereken diğer bir unsurdur. Solunum koruyucunun türü ne olursa olsun solunum koruyucu seçiminde aşağıdaki unsurlar dikkate alınmalıdır:
• Kişiye uygun beden ölçülerinde olmalıdır.
• Az bakım gerektirmeli, hafif ve dengeli olmalıdır.
• Gaz ve buhar ve/ veya partikül filtresi ile kullanılabilmelidir.
• İki yanda bulunan filtreler ağırlık merkezini başın iki yanında tutacağından
daha az yorar, baş bantlarının ömrü uzar.
• Görüş alanı kaybı yaşanmamalıdır.
• Ayarlanabilir ve başa tam uyabilen maskeler kullanılmalıdır.
• Yüz temas kısmı alerji yapmamalı, temizlenebilir olmalıdır.

Solunum Koruyucuların Bakımı

Solunum koruyucuların her kullanım öncesi, deforme olup olmadığı kontrol edilmelidir. Görsel muayenede özellikle kapalı devre solunum cihazlarının açılıp açılmadığı, kullanılabilir olup olmadığı kontrol edilmelidir.